Ana içeriğe atla

Konfor/ekonomi

Komşularımız bazen doğalgaz faturalarını karşılaştırır, "sana bu ay ne geldi, bak bana az gelmiş" gibi muhabbetler yapılır. İnsanlar az mı çok mu yakıyorum diye merak eder, kıyas için bir referans ararlar.

Bu şekilde doğalgaz faturası kıyaslaması yapmanın hiç bir bilimsel dayanağı yoktur, zira bir konuttaki ısıtma amaçlı doğalgaz kullanımı miktarı konutların yalıtım özellikleri ve insanların konfor algısı ile ilgilidir.
Biri kendini 20 derecede konforlu hissederken, sobalı evin sıcağına alışmış başka biri için konfor sıcaklığı 25 derece olabilir.
Bilimsel kaynaklar der ki: oda sıcaklığındaki 1 derecelik artış, yakıt tüketiminizi %7 arttırır. Ne kadar çok değil mi!
Yakıt tüketimindeki farklılıkların bir diğer nedeni ise ısıtılan oda sayısıdır. Kimi komşularımız sadece kullanmak zorunda oldukları minimum sayıdaki odayı ısıtırken, kimileri ise evindeki tüm odaları ısıtır.
Tüketime etki eden bir başka önemli husus herkesin evinin farklı yalıtım özelliğinde olmasıdır. Bazı evlerde mevzuatın öngördüğünün ötesinde hiç bir ekstra yalıtım yokken, bazılarında içten, bazılarında da dıştan, mantolama denilen ilave yalıtımlar vardır.
Yakıt tüketimini ciddi oranda etkileyen ve çoğunlukla dikkatlerden kaçan bir başka etken evlerin havalandırılma miktarıdır. Kimi insanlar evlerini hiç havalandırmaz, hatta kapı ve pencerelerindeki sızıntıları bile kesmek için ilave önlemler alırlar. Kimileri ise temiz, taze havaya aşıktır ve tüm pencerelerini açarak evlerini belirli saatlerde havalandırmadan duramazlar.
Bu saydıklarım kadar etki etmese de, yakıt tüketimini etkileyen başkaca faktörler de var tabii; kombinin yakılma sıcaklığı, odalarda termostatik vana kullanılması, geceleri perdelerin yalıtım amaçlı olarak kapatılması vb.
Hep ısıtma amaçlı tüketimden bahsettik ama banyo ve lavabolardaki sıcak su kullanımı da yakıt tüketiminde çok ciddi farklılıklara neden olabilir, çünkü 1 m3 sıcak su kullanımı demek yaklaşık 5 m3 doğalgaz tüketimi demektir!
Velhasıl yakıt tüketimimiz, konfor algımız ve yaşam kültürümüz ile doğrudan ilgilidir, öyle basit karşılaştırmalar yanıltıcı olabilir.
Konforlu ve tasarruflu bir kış dilerim.

Aytekin FAKILI

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Dünya bir yana bizim Meteoroloji bir yana!

Çoğu insan dikkat etmez, hatta meteoroloji haberleri verenler bile takılmaz bu konuya ama hava sıcaklıklarının veriliş sırası çok önemlidir. Bazı siteler, hatta dünyadaki neredeyse tüm siteler önce gündüz sonra gece sıcaklığını verir; ama bizim Meteoroloji bunun tam tersini yapar! Ama neden? 2009 yılında işim gereği yine Meteorolojinin sayfalarını incelerken bir şey dikkatimi çekti; web sitesinin bir sayfasında önce gündüz sonra gece sıcaklığını verirken bir başka sayfasında tam tersini veriyordu, önce gece sonra gündüz sıcaklıkları. Bu durumun yanlışlığını Meteorolojinin bilgi edinme sayfasından iletişime geçerek yetkililerin dikkatine sundum. Gelen cevap ile şok oldum: "sıralamanın önemi yok, zaten anlaşılıyor ne anlatılmak istendiği". Bu cevap beni çok rahatsız etti ve bu defa daha hızlı cevap alabilmek için bilgi edinme sistemi üzerinden bana dönüş yapan Genel Müdür Yardımcısına doğrudan mail attım ve dedim ki: "Eğer meteoroloji bir bilim ise ki öyle, sayıların sıral...

Hayatımızdaki parametre Sayısı ve Mutluluğumuz

En mutlu oldukları zamanı sorduğumda insanların büyük çoğunluğu "çocukluk yıllarımdı" diyor. Peki neden?  Hatırlıyorum da çocukken kafaları meşgul eden iki şey vardı: oyun ve yemek; sonraları buna okul ve ödev eklendi. Zaman öyle yavaş akardı ki akşamken en fazla sabahı, sabahken de en fazla akşamı düşünürdük. Yani hayatı derinlemesine yaşama imkanımız vardı.  Peki sonra ne oldu? Hayatımızdaki konu (parametre) sayısı her geçen yıl ile birlikte hızlı bir şekilde arttı. Şu anda her yetişkinin kafasını meşgul eden en az yüz parametre vardır.  Parametre sayısı arttıkça hayatı derinlemesine değil yüzeysel olarak yaşamaya başladık, zira parametre sayısı arttı ancak zaman aynı miktarda kaldı, bir gün hâlâ 24 saat. Olaya matematiksel açıdan bakınca: huzur (veya mutluluk) = zaman / parametre sayısı diyebiliriz 😉. Şimdi bırakın saatleri günleri, bazen tarih atarken hangi yılda olduğumuzu bile karıştırmıyor muyuz? Evet, yaş ilerledikçe hayatımıza yeni PARAmetreler ...

"İnsan düşünen bir hayvandır"dan, "insan hisseden bir yapay zekâdır"a

  İnsanı hayvanlardan ayıran en önemli özellik olarak "düşünmek" vurgulanır, "insan düşünen bir hayvandır" denir, insanın bu yönüyle hayvanlardan üstün olduğu söylenirdi. Peki şimdi yapay zekâ denilen şey de düşünüyor ve hatta insanların pek çoğundan kat kat iyi düşünüyor ve kat kat fazla şey biliyor; bu durumda bizim hayvanlardan üstün olduğumuz gibi yapay zekanın da insanlardan üstün olduğunu mu söyleyeceğiz?! Yapay zekâ sonrası insanla ilgili pek çok tanımın değişeceği, değişmesi gerektiği anlaşılıyor. Çoğu canlı fizyolojik olarak, çoğu yapay zekâ da düşünebilme ve bilgi sahibi olabilme açısından insanlardan üstün olduğuna göre; "İnsanı diğer varlıklardan ayıran en önemli özelliği duyguları" değil midir? Bence öyledir. Aslında duygu(his) insanların da kendi içinde sınıflandırılmaları için çok önemli bir kriter olmalıdır, zira hayvan gibi fizyolojiye ve yapay zekâ gibi düşünme yeteneğine sahip olduğu halde duyguları olmayan ya da duygu düzeyi çok düş...