Ana içeriğe atla

Kayıtlar

sağlık etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Ne yiyorsan o'sun

Hipokrat ne demiş? "Ne yiyorsanız O'sunuz". Günümüzde de kullanılıyor bu söz; Yediğimize içtiğimize dikkat etmemiz gerektiğini, zira bedenimizin onlarla inşa edildiğini ve beslenmemiz ile sağlığımızın doğrudan birbiriyle bağlantılı olduğunu belirtmek için söyleniyor bu söz. Aslında bunun ötesi de var bence. Yiyeceklerimiz sadece fiziksel bedenimize etki etmez, duygu, düşünce ve davranışlarımızı da etkiler. Nasıl? Bilinç düzeyine bağlı olarak insanları bir oranda bilinçleri ve bir oranda da hormonları yönetir. Hormonlara yön veren, yani hangi hormonun baskın olacağına karar veren de yiyeceklerimizdir. Burdan sonrasına komplo teorisi diyebilirsiniz ama, yiyeceklerine müdahale edebilirseniz insanları ve toplumları bu yolla yönlendirebilirsiniz. Bizim yiyeceklerimize müdahale edilebiliyor mudur acaba? Bilinçli bir hayat dilerim. A. F.

Eldiven eli mi yiyeceği mi korumak için!

Hijyenik eldiveni nasıl kullanması gerektiğini öğretmemiz lazım bu fast food esnafına. Bizzat yaşadığım birkaç örnek var aşağıda. Bir AVM'de ünlü bir dondurma markasının pastanelerinden biri. Yaklaşırken bakıyorum 2 çalışan var biri kasada diğeri elinde bez tezgâhı siliyor. 2 top dondurma istiyorum. Tezgahı silen eleman işe koyuluyor ve külahı alıp kepçeyi daldırıyor dondurmaya, ben şok "hooop hoop sen az önce tezgahı siliyordun, nasıl olur bu". Gayet rahat cevap hazır "beyefendi eldivenim var ya". Ölür müsün öldürür müsün 😓. Ben kopuyorum artık, "ya kardeşim sen aynı eldivenle tezgahı sildin az önce, eldiveni elini korumak için mi yiyecekleri korumak için mi takıyorsun". Pişkin eleman "haklısınız hemen yenisini takıp veriyorum dondurmanızı". Midem alır mı o dondurmayı "kalsın kardeşim kalsın" deyip ayrılıyorum. İşin beni daha da şok eden kısmı bu konuşmalara şahit olan benden sonraki vatandaşın dondurma siparişi vermesi oldu. B...

Yaşlılara ücretsiz ulaşım

Öğle arası Ulus'a çıktım; çok kalabalık ve çoğunluk yaşlı. Bunun nedeni ulaşımın ücretsiz olması. Bir kesim buna karşı çıkıyor ve belki de bunu israf olarak görüyor olabilir. Bence tam tersi; bu israf değil aksine tasarruf. Ulaşım ücretsiz olmasa, bu insanların çoğu mahallesinden ve belki de evinden dışarı çıkmayacak, hareketsizlikten (şeker, kolesterol, tansiyon gibi) hastalıklara yakalanacaklar veya hastalıkları ilerleyecekti. Bedava ulaşım onlara eğlenceli bir aktivite ve  doğal spor imkânı sunuyor. Zaten yaşlılara doktorların ilk reçetesi hareket ve spor değil mi? Bence bedava ulaşım sayesinde bu insanların hastane ve ilaç masrafları öngörülenden çok düşüktür. Ulaşım masraflarının bunun yanında lafı bile olmaz. Yani bu işte kamu yararı var. İnsanların mutluluğu da cabası. Aytekin FAKILI