Hijyenik eldiveni nasıl kullanması gerektiğini öğretmemiz lazım bu fast food esnafına.
Bizzat yaşadığım birkaç örnek var aşağıda.
Bir AVM'de ünlü bir dondurma markasının pastanelerinden biri. Yaklaşırken bakıyorum 2 çalışan var biri kasada diğeri elinde bez tezgâhı siliyor. 2 top dondurma istiyorum. Tezgahı silen eleman işe koyuluyor ve külahı alıp kepçeyi daldırıyor dondurmaya, ben şok "hooop hoop sen az önce tezgahı siliyordun, nasıl olur bu". Gayet rahat cevap hazır "beyefendi eldivenim var ya". Ölür müsün öldürür müsün 😓. Ben kopuyorum artık, "ya kardeşim sen aynı eldivenle tezgahı sildin az önce, eldiveni elini korumak için mi yiyecekleri korumak için mi takıyorsun". Pişkin eleman "haklısınız hemen yenisini takıp veriyorum dondurmanızı". Midem alır mı o dondurmayı "kalsın kardeşim kalsın" deyip ayrılıyorum. İşin beni daha da şok eden kısmı bu konuşmalara şahit olan benden sonraki vatandaşın dondurma siparişi vermesi oldu.
Bir başka markanın standında tek eleman var ve elinde eldiven, aynı eldivenle hem para işlerini yapıyor hem de dondurma servisi yapıyor. Görmedim ama büyük ihtimalle tezgâhı da o siliyordur, eldiveni var ya! Para çok kirlidir, tuvaletlerde bile dolaşır gelir. Elini yıkayan yıkamayan herkes dokunur aynı paraya.
Yine bir büyük AVM'de kumpircide sıradayım. Parayı verip sıraya girdim. 2 eleman çalışıyor. Biri bir ara bir kapıdan çıkıyor 2 dakika sonra geliyor. Çıkarkende girerkende elinde eldiven. Aksilik bu ya benim siparişi o hazırlamaya başlıyor. Elini olduğu gibi tüm malzeme kaplarına sokup kaşık bile kullanmadan eliyle alıyor malzemeleri. Ben itiraz edip paramı geri istiyorum. Yeni eldivenle tekrar vereyim diyor. Velhasıl tartışma büyüyor. Arada tezgah olmasa üzerime atlayacak; o denli yani. Çarşı yönetim merkezine gidip şikayet edince patronlarını bilgilendirdiler ve o da paranın iadesi için talimat verdi. Ama kasadaki patronun kardeşiymiş o hâlâ bana saldırmaya çalışıyor. Üç kuruş değil benim derdim tabii, adamlara ders vermek. Ama ne adamlar ders aldı ne de kumpircide sıra bekleyenler.
Ünlü bir marka köftecinin bir şubesindeyim bu defa; paket köfte sipariş ettim hazırlanışını izliyorum. Maşa falan kullanan yok. O sırada tezgâhın gerisindeki kapı açılıyor, elinde faraj takımı ile bir bayan geliyor. Elindekileri bırakıp köfte çevirmeye başlıyor.
"Hoop hop nooluyo?, yiyeceklere dokunuyor"
"Beyefendi elinde eldiven var ya"
"Kardeşim aynı eldiven elindeyken az önce elinde temizlik malzemeleri ile kapıdan girdi ya, kim buranın yöneticisi veya sorumlusu; kalsın kardeşim kalsın almıyorum."
Bunlara benzer sayısız olay yaşadım.
Bu olup bitenler gördüklerimiz. Ya görmediğimiz mutfaklarda neler oluyor!
Hijyenik eldivenin eli değil yiyecekleri korumak için kullanılması gerektiğini öğretmemiz lazım bu esnafa.
Bu titizliği gösterenlerin sayısı çok az maalesef.
Bu konuya satıcı veya müşteri ne kadar fazla insanımız dikkat ederse o kadar temiz olur yediklerimiz.
Bizzat yaşadığım birkaç örnek var aşağıda.
Bir AVM'de ünlü bir dondurma markasının pastanelerinden biri. Yaklaşırken bakıyorum 2 çalışan var biri kasada diğeri elinde bez tezgâhı siliyor. 2 top dondurma istiyorum. Tezgahı silen eleman işe koyuluyor ve külahı alıp kepçeyi daldırıyor dondurmaya, ben şok "hooop hoop sen az önce tezgahı siliyordun, nasıl olur bu". Gayet rahat cevap hazır "beyefendi eldivenim var ya". Ölür müsün öldürür müsün 😓. Ben kopuyorum artık, "ya kardeşim sen aynı eldivenle tezgahı sildin az önce, eldiveni elini korumak için mi yiyecekleri korumak için mi takıyorsun". Pişkin eleman "haklısınız hemen yenisini takıp veriyorum dondurmanızı". Midem alır mı o dondurmayı "kalsın kardeşim kalsın" deyip ayrılıyorum. İşin beni daha da şok eden kısmı bu konuşmalara şahit olan benden sonraki vatandaşın dondurma siparişi vermesi oldu.
Bir başka markanın standında tek eleman var ve elinde eldiven, aynı eldivenle hem para işlerini yapıyor hem de dondurma servisi yapıyor. Görmedim ama büyük ihtimalle tezgâhı da o siliyordur, eldiveni var ya! Para çok kirlidir, tuvaletlerde bile dolaşır gelir. Elini yıkayan yıkamayan herkes dokunur aynı paraya.
Yine bir büyük AVM'de kumpircide sıradayım. Parayı verip sıraya girdim. 2 eleman çalışıyor. Biri bir ara bir kapıdan çıkıyor 2 dakika sonra geliyor. Çıkarkende girerkende elinde eldiven. Aksilik bu ya benim siparişi o hazırlamaya başlıyor. Elini olduğu gibi tüm malzeme kaplarına sokup kaşık bile kullanmadan eliyle alıyor malzemeleri. Ben itiraz edip paramı geri istiyorum. Yeni eldivenle tekrar vereyim diyor. Velhasıl tartışma büyüyor. Arada tezgah olmasa üzerime atlayacak; o denli yani. Çarşı yönetim merkezine gidip şikayet edince patronlarını bilgilendirdiler ve o da paranın iadesi için talimat verdi. Ama kasadaki patronun kardeşiymiş o hâlâ bana saldırmaya çalışıyor. Üç kuruş değil benim derdim tabii, adamlara ders vermek. Ama ne adamlar ders aldı ne de kumpircide sıra bekleyenler.
Ünlü bir marka köftecinin bir şubesindeyim bu defa; paket köfte sipariş ettim hazırlanışını izliyorum. Maşa falan kullanan yok. O sırada tezgâhın gerisindeki kapı açılıyor, elinde faraj takımı ile bir bayan geliyor. Elindekileri bırakıp köfte çevirmeye başlıyor.
"Hoop hop nooluyo?, yiyeceklere dokunuyor"
"Beyefendi elinde eldiven var ya"
"Kardeşim aynı eldiven elindeyken az önce elinde temizlik malzemeleri ile kapıdan girdi ya, kim buranın yöneticisi veya sorumlusu; kalsın kardeşim kalsın almıyorum."
Bunlara benzer sayısız olay yaşadım.
Bu olup bitenler gördüklerimiz. Ya görmediğimiz mutfaklarda neler oluyor!
Hijyenik eldivenin eli değil yiyecekleri korumak için kullanılması gerektiğini öğretmemiz lazım bu esnafa.
Bu titizliği gösterenlerin sayısı çok az maalesef.
Bu konuya satıcı veya müşteri ne kadar fazla insanımız dikkat ederse o kadar temiz olur yediklerimiz.
Yorumlar
Yorum Gönder