Ana içeriğe atla

Asker Ağlar mı?


Ağlamak insani bir duygudur. Her insan ağlayabilir, asker de.
Ama askerlerin toplum içinde ağlamaları ve bunun görsellerinin medyada yayınlanması doğru mudur? Bence yanlıştır; asker kendini tutamayıp ağlayabilir ama bence bunun yayınlanmasına izin verilmemesi gerekir.
Unutulmamalı ki psikolojik mücadele/manipülasyon savaşın en önemli unsurlarındandır.
Irak'ın ABD tarafından işgali sırasında, internette dolaşırken bir siteye rastlamıştım, Amerikan askerlerinin çeşitli cenaze törenlerini, bol bol fotoğraflı olarak vermekteydi. Ağlayan, üzgün, perişan insanlar ve askerlerin her türlü fotoğrafları boy boy verilmekteydi. Şaşırdım, zira ilk defa yabancı bir medyada böyle törenlerin fotoğraf ve videolarına rastlamıştım.
Merakım arttı tabii; detaylı bir araştırma yaptım ve gördüm ki o internet sitesini hazırlayanlar amerikalılar değil, onların düşmanı ıraklılar.
Amaçları ne olabilir:
1-Amerikan vatandaşları üzerinde psikolojik etki yaratıp amerikan yönetimine baskı yapmalarını sağlamak,
2-Kendi yandaşlarına moral vermek.
3-Dünya kamuoyuna, amerika o kadar da kolay ilerleyemiyor mesajı vermek.
Ve benzeri.
Yani bizim yıllardır kendi kendimize yaptığımızı ancak düşmanlar biribirine yapıyor.
Ben kesin haklı olduğumu iddia etmiyorum. Belki devletmiz de bunları zaten düşünüp değerlendirmiş ve bizim toplum yapımıza bunun uygun olacağına karar vermiştir.
Pek de sanmıyorum ama...


Aytekin F.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Magnezyum ve kalsiyum furyasının nedeni bu olabilir mi?

Sizin de dikkatinizi çekiyor mu, son zamanlarda magnezyum ve kalsiyum takviyeleri ile ilgili reklamlar çok artmış durumda. Eskiden ara sıra yaşlılara kemik erimesi için önlem amaçlı kalsiyum takviyesi önerildiğini duyardık ama magnezyum takviyesi reklamları son yıllarda kalsiyumu da geçmiş durumda. İlaç şirketleri her zaman olduğu gibi para kazanmaya çalışıyor, bu normal ama neden bu magnezyum işi birden bu kadar arttı? Benim bunun için bir tahminim var. Son yıllarda, özellikle lüks sitelerde yeni bir akım var; merkezi su yumuşatma sistemleri . Bu sistemleri satan firmalar müşterilerini öyle bir manipüle ediyor ki; " yumuşak su çamaşırınızı bulaşığınızı mükemmel yıkar, saçınız, cildiniz yumuşacık olur, belediyenin suyu zaten kalitesiz, sert su tesisat borularınızda hasar oluşturur ..." Maliyet konusuna çok fazla takılma adetleri olmayan, her şeyin en iyisi olsun isteyen lüks site yönetim ve sakinleri tereddütsüz bu sistemin kurulmasını istiyor. Oysa su yumuşatma ...

Hayatımızdaki PARAmetre Sayısı ve Mutluluğumuz

En mutlu oldukları zamanı sorduğumda insanların büyük çoğunluğu "çocukluk yıllarımdı" diyor. Peki neden?  Hatırlıyorum da çocukken kafaları meşgul eden iki şey vardı: oyun ve yemek; sonraları buna okul ve ödev eklendi. Zaman öyle yavaş akardı ki akşamken en fazla sabahı, sabahken de en fazla akşamı düşünürdük. Yani hayatı derinlemesine yaşama imkanımız vardı.  Peki sonra ne oldu? Hayatımızdaki konu (parametre) sayısı her geçen yıl ile birlikte hızlı bir şekilde arttı. Şu anda her yetişkinin kafasını meşgul eden en az yüz parametre vardır.  Parametre sayısı arttıkça hayatı derinlemesine değil yüzeysel olarak yaşamaya başladık, zira parametre sayısı arttı ancak zaman aynı miktarda kaldı, bir gün hâlâ 24 saat. Olaya matematiksel açıdan bakınca: huzur (veya mutluluk) = zaman / parametre sayısı diyebiliriz 😉. Şimdi bırakın saatleri günleri, bazen tarih atarken hangi yılda olduğumuzu bile karıştırmıyor muyuz? Evet, yaş ilerledikçe hayatımıza yeni PARAmetreler ...

Isıtma sistemi ne zaman çalıştırılmalı ...

Isıtma Sistemini Ne Zaman Çalıştırmalı? Isıtma konusunda toplumumuzda kafa karışıklığına neden olan bir konu da ısıtma sisteminin ne zaman devreye alınıp ne zaman kapatılacağıdır. Bu konu özellikle merkezi ısıtma sistemine sahip bina ve sitelerde yöneticileri çok yormaktadır. Kaloriferlerin ne zaman ve hangi şartlarda yakılacağı konusunda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Valilik ve Belediyenin zaman zaman açıklamaları olur. Bu açıklamalarda geceleri hava sıcaklığının 15 derecen in altına inmesi durumunda kaloriferlerin yakılması gerektiği belirtilir. Oysa Meteoroloji Genel Müdürlüğü internet sitesinde yapılan yorum ve analizlerde, günlük ortalama sıcaklığın 15 derecenin üzerinde olması durumunda ısıtmanın gereksiz olduğu belirtilmektedir. İlk bakışta farkedilmese de bu iki yaklaşım arasında büyük fark vardır. Birisi anlık sıcaklıktan, diğeri ortalama sıcaklıktan bahsetmektedir. Bu konuda Meteoroloji Genel Müdürlüğünün yaklaşımı daha doğrudur. Yani ısıtma sisteminin devreye alınması...