Bir gün birden farkediyorsunuz ki bir takım melekeleriniz eskiden olduğu gibi çalışmıyor, algınız zayıflamış, refleksler, beden ve zihin yavaşlamış.
Buna yaşlılık deniyor olsa da bunun aslında yaş ile çok da ilgisi yok aslında. Bu, insanın yaşama hevesinin azalması.
İnsan hayatı boyunca zorunlu ihtiyaçlarını karşılamak için, bunları hallettiyse ilave olarak da bir takım heves ve hedeflerin peşinde bedenen ve zihnen koşar durur.
Bu koşuşturma azalmaya başladığında, beden de zihin de yavaşlar. Beden yavaşlayınca kanın vücuttaki dengeli dağılımı bozulur. Uç noktalardaki kılcal damarlara yeterince gitmemeye başlar. Bu da yaşlanmayı başlatır.
Bir başka deyişle yaşlanma vücudun eskisi kadar hareket etmemesi sonucu biyolojik ölümün yavaş yavaş başlamasıdır.
Beden ve zihin çalışmaya devam ettiği sürece insan uzuvları sağlıklı olur.
Bütün mesele beden ve zihnimizi bu çalışmaya, hareket etmeye ikna etmektir.
Neden kadınların ortalama ömür süresinin erkeklerden fazla olduğu da şimdi anlaşılmıştır sanırım; günlük, rutin, zorunlu hareketler, yani ev işleri.
Yorumlar
Yorum Gönder