"Pazarlık sünnettir" sözü Türkiye’de ticaret ahlâkının bozuk oluşunun önemli etkenlerinden biridir.
Eskiden, nasıl olsa pazarlık yapılacak diye satıcı malının fiyatını hep olduğundan yüksek söyler, alıcılar da bunu bildiği için mutlaka pazarlığa girişirdi. Biraz utangaç olup pazarlık yapamayanlar da kazıkları okkalı bir şekilde yerdi.
Eskiden fiyat etiketi de yaygın değildi. Mağazaya girip "bu kaça" demek zorundaydınız ve arsız bir satıcı allem edip kallem edip o malı size satabilir, sizi mağazaya adım attığınıza pişman edebilirdi.
Bir çok insanımız, özellikle parasının kıymetini bilen eski kuşaklar, bu kazık yeme korkusu nedeniyle alışveriş yapmayı pek sevmezlerdi.
Fiyatların belirsiz ve oynak olması ticarette belirsizliğe, kuralsızlığa neden olmuş; sahtekârlar, düzenbazlar, laf canbazları bu tip ticaretten kazançlı çıktığı için, bu tipler toplum içinde daha çok yer bulmuş, itibar kazanmıştır. Bu tiplerin sayılarının fazla olması doğal olarak ticaret ahlâkımızın da gerilemesine neden olmuştur.
Osmanlı, kendi döneminde ticari ahlâk konusunda dünyaya örnek gösterilirken, biz bugün yabancıların ticari ahlâkına özenir durumdayız.
Osmanlı esnafları, tacirleri dürüstlük ve adaleti en ön planda tutarken bizimkiler "pazarlık sünnettir"i ön planda tutmuşlardır.
Neyse ki günümüzde artık kurumsallık arttı, etiketsiz ürün neredeyse yok gibi. Bazan kızıp eleştirsek de, zincir marketler bu anlamda çok büyük bir iş yapmış oldu.
Kazık yeniyorsa da toplum olarak topluca yendiği için insanlar en azından kendini bireysel olarak yetersiz ve saf hissedip üzülmüyor.
Pekii pazarlık gerçekten sünnet midir?;
Diyanete göre pazarlık yapmak sünnet değil, mübahtır. Yani yapılması sevap kazandıran değil, yapılmasında sakınca olmayan bir eylemdir.
Aytekin FAKILI
Yorumlar
Yorum Gönder