Ana içeriğe atla

Kuantumun bilinci

Peşinen söyleyeyim, niyetim bilimi veya bilim insanlarını küçümsemek değil, onlara sitem etmektir; o da bu bilgileri toplumda çok az paylaştıkları için.
Yüz yıldır bilinen, ancak bilim insanlarının lafını bile etmeye çekindikleri mevzular bunlar; neden çekiniyorlar, çünkü akılları almıyor bu işi. Akıl alacak gibi de değil.
Olay aslında atom altı parçacık seviyesinde geçiyor ama iyi anlaşılsın diye ben futbol topu gibi anlatacağım.
Duvarda iki tane delik var ve bir futbol topu ile şut atıyorsunuz. Gözünüz açık şekilde, topun nereye gittiğine bakarak vurursanız top deliklerden birinden geçip gidiyor. Ama gözünüzü kapatıp vurursanız, top aynı anda iki delikten birden geçiyor ve hatta duvarın arkasında top kendisiyle çarpışıyor. Bunu akıl alır mı, almaz tabii; ama elektron, foton gibi atom altı parçacıklarla yüz yıldır bunu deniyorlar, bi daha bi daha deniyorlar ve sonuç hep aynı. Bu olay gerçek. Gözlem için ölçü aleti koyduklarında parçacık tek delikten geçiyor, ölçü aleti koymadıklarında iki delikten birden geçiyor. Buna kuantum fiziğinde süperpozisyon deniyor.
Bilim insanları utana sıkıla şunu tartışıyorlar: İnsan bilinci, evreni, olan biteni etkiliyor, ama bu nasıl olur? Zor, çok zor bir soru ve cevabı yok!
Yer gök dua ile diye boşuna denilmemiş demek ki!
Olan biten her şey belki de biz insanların isteklerinin (dualarının) kesişim kümesinden ibaret!
Konuyla ilgili orijinal yazı ve videoları aşağıdaki linklerde bulabilirsiniz.

https://youtu.be/K9tu-DdrW0w

https://youtu.be/iCf0wOmR2Sg

https://www.originsofconsciousness.com/origins-of-consciousness/new-evidence-of-mind-over-matter2

https://deepstash.com/idea/41420/consciousness-and-quantum-physics

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Magnezyum ve kalsiyum furyasının nedeni bu olabilir mi?

Sizin de dikkatinizi çekiyor mu, son zamanlarda magnezyum ve kalsiyum takviyeleri ile ilgili reklamlar çok artmış durumda. Eskiden ara sıra yaşlılara kemik erimesi için önlem amaçlı kalsiyum takviyesi önerildiğini duyardık ama magnezyum takviyesi reklamları son yıllarda kalsiyumu da geçmiş durumda. İlaç şirketleri her zaman olduğu gibi para kazanmaya çalışıyor, bu normal ama neden bu magnezyum işi birden bu kadar arttı? Benim bunun için bir tahminim var. Son yıllarda, özellikle lüks sitelerde yeni bir akım var; merkezi su yumuşatma sistemleri . Bu sistemleri satan firmalar müşterilerini öyle bir manipüle ediyor ki; " yumuşak su çamaşırınızı bulaşığınızı mükemmel yıkar, saçınız, cildiniz yumuşacık olur, belediyenin suyu zaten kalitesiz, sert su tesisat borularınızda hasar oluşturur ..." Maliyet konusuna çok fazla takılma adetleri olmayan, her şeyin en iyisi olsun isteyen lüks site yönetim ve sakinleri tereddütsüz bu sistemin kurulmasını istiyor. Oysa su yumuşatma ...

Hayatımızdaki PARAmetre Sayısı ve Mutluluğumuz

En mutlu oldukları zamanı sorduğumda insanların büyük çoğunluğu "çocukluk yıllarımdı" diyor. Peki neden?  Hatırlıyorum da çocukken kafaları meşgul eden iki şey vardı: oyun ve yemek; sonraları buna okul ve ödev eklendi. Zaman öyle yavaş akardı ki akşamken en fazla sabahı, sabahken de en fazla akşamı düşünürdük. Yani hayatı derinlemesine yaşama imkanımız vardı.  Peki sonra ne oldu? Hayatımızdaki konu (parametre) sayısı her geçen yıl ile birlikte hızlı bir şekilde arttı. Şu anda her yetişkinin kafasını meşgul eden en az yüz parametre vardır.  Parametre sayısı arttıkça hayatı derinlemesine değil yüzeysel olarak yaşamaya başladık, zira parametre sayısı arttı ancak zaman aynı miktarda kaldı, bir gün hâlâ 24 saat. Olaya matematiksel açıdan bakınca: huzur (veya mutluluk) = zaman / parametre sayısı diyebiliriz 😉. Şimdi bırakın saatleri günleri, bazen tarih atarken hangi yılda olduğumuzu bile karıştırmıyor muyuz? Evet, yaş ilerledikçe hayatımıza yeni PARAmetreler ...

Isıtma sistemi ne zaman çalıştırılmalı ...

Isıtma Sistemini Ne Zaman Çalıştırmalı? Isıtma konusunda toplumumuzda kafa karışıklığına neden olan bir konu da ısıtma sisteminin ne zaman devreye alınıp ne zaman kapatılacağıdır. Bu konu özellikle merkezi ısıtma sistemine sahip bina ve sitelerde yöneticileri çok yormaktadır. Kaloriferlerin ne zaman ve hangi şartlarda yakılacağı konusunda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Valilik ve Belediyenin zaman zaman açıklamaları olur. Bu açıklamalarda geceleri hava sıcaklığının 15 derecen in altına inmesi durumunda kaloriferlerin yakılması gerektiği belirtilir. Oysa Meteoroloji Genel Müdürlüğü internet sitesinde yapılan yorum ve analizlerde, günlük ortalama sıcaklığın 15 derecenin üzerinde olması durumunda ısıtmanın gereksiz olduğu belirtilmektedir. İlk bakışta farkedilmese de bu iki yaklaşım arasında büyük fark vardır. Birisi anlık sıcaklıktan, diğeri ortalama sıcaklıktan bahsetmektedir. Bu konuda Meteoroloji Genel Müdürlüğünün yaklaşımı daha doğrudur. Yani ısıtma sisteminin devreye alınması...