Evin bahçesine bu yıl hanımın ısrarı ile çim ektim. Emeklisin, boş durma boşa
çalış demek istedi herhalde.
Sonuç: Her gün sula. Büyüt. Haftada bir biç. Sula. Büyüt. Yine biç. Bir de komşulardan gördüğüm kadarıyla her yıl gübrelemek gerekiyor. Bu iş bana hiç mantıklı gelmedi. Taşıma su ile değirmen döndürmek gibi bir şey. Görüntüsü güzel ama dünyada onca insan çamurlu su içerken,tertemiz içme suyunu çim seyretme zevki için harcamak ne kadar doğru çözemedim.
Hele belediyelerin, kurumların ve büyük sitelerin bu işi çok daha büyük
alanlarda yapıyor olduğunu düşününce içim sızladı. Bunca emek ve su ile ne
ormanlar yeşertilebilirdi. Çim bizim iklime, özellikle Ankara iklimine uygun
değil.
Burdan yetkililere sesleniyorum (🙃), Sayın Cumhurbaşkanım, Sayın Mansur
Yavaş, bu iş yasaklanmalı; bu israfa bir son verilmeli! En azından bilimsel bir
komisyon kurulup, hangi bölgelerimiz, hangi illerimiz bu işe uygun karar
verilmeli. Onca emeğe, onca temiz suya yazık, günah, israf.
Çoğu insan dikkat etmez, hatta meteoroloji haberleri verenler bile takılmaz bu konuya ama hava sıcaklıklarının veriliş sırası çok önemlidir. Bazı siteler, hatta dünyadaki neredeyse tüm siteler önce gündüz sonra gece sıcaklığını verir; ama bizim Meteoroloji bunun tam tersini yapar! Ama neden? 2009 yılında işim gereği yine Meteorolojinin sayfalarını incelerken bir şey dikkatimi çekti; web sitesinin bir sayfasında önce gündüz sonra gece sıcaklığını verirken bir başka sayfasında tam tersini veriyordu, önce gece sonra gündüz sıcaklıkları. Bu durumun yanlışlığını Meteorolojinin bilgi edinme sayfasından iletişime geçerek yetkililerin dikkatine sundum. Gelen cevap ile şok oldum: "sıralamanın önemi yok, zaten anlaşılıyor ne anlatılmak istendiği". Bu cevap beni çok rahatsız etti ve bu defa daha hızlı cevap alabilmek için bilgi edinme sistemi üzerinden bana dönüş yapan Genel Müdür Yardımcısına doğrudan mail attım ve dedim ki: "Eğer meteoroloji bir bilim ise ki öyle, sayıların sıral...
Yorumlar
Yorum Gönder