Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Nisan, 2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Hatasız insan mı var?

Topluma, kültüre, tarihe mal olmuş şahsiyetler vardır. Büyük, önemli, güzel işler yapmış, eserler bırakmışlardır. Bunların hayatını ve eserlerini okur, ilham alır, takdir ederiz; gelecek nesillere aktarmak için heyecan duyarız; taa ki aklımızın mantığımızın alamayacağı bir kusurunu görene kadar. O an soğuruz. Hevesimiz, heyecanımız kaybolur, kızarız ve tüm eserlerini sorgulamaya başlarız, hepsini birden kafamızdan silmek çöpe atmak geçer içimizden. Bu mantıkla, örneğin Necip Fazıl'ı, Erzurumlu İbrahim Hakkı'yı, hatta Mevlana'yı defterinden silenleri gördüm. Mevlana da silinir mi demeyin, mesneviyi bi okuyun görürsünüz; "bunları Mevlana yazmış olamaz, mümkün değil" diyeceğiniz şeylerle karşılaşacağınızı garanti ederim. Velhasıl, bu kafayla gidersek sağlam biri kalmayabilir elimizde. Öyleyse, her zatı muhteremi kusuru, hatası ile kabul edip, kesin ve son değerlendirmemizi niyetine göre yapmamız işi çözecektir. Adamın niyeti, gayreti, eserleri iyidir ama arada b...

Kitap papağanı ...

Okunan kitapların sindirilmesi çok önemli. Nasıl ki besinleri sindiremezsek kabız/ishal oluruz, okuduğumuz kitapları sindiremezsek "kitap papağanı" olabiliriz; konuşmalarımız kendimize yabancı olur, her kitabın güzel, süslü kelime ve cümlelerini kullanarak saatlerce konuşabiliriz; ancak bu konuşmalar sığ ve yapmacık olur, içimizden gelmez, bizi ifade etmez; ne karşımızdakinde bir ufuk açar ne de aslında bizi tatmin eder. Laf ola beri gele düzeyinde kalır. Sindiremediğimiz her kitap bizi kendimizden ve kişisel gelişim yolumuzdan uzaklaştırır. Kitabı sindirebilmek için, okurken arada bir durup düşünmek, üç kere, beş kere düşünmek, kitabı sindirip sindiremediğimizi anlamak, hatta hissetmek gerekir. Kitap doğru ise ve sindirebiliyorsak o kitap bizde mutlaka birtakım doğal duygular, coşkular yaratır.  Okuduklarımız hiç bir şekilde içimize sinmiyorsa, bir heyecan, duygu, coşku uyandırmıyorsa yanlış birşeyler var demektir. Ayrıca kitap alırken seçici olmamak bizi yolumuzda ile...

Facebook ve Sevap

Biliyor muydunuz, Facebookta yapılan paylaşımları beğenmek (İngiliTürkçe ile like atmak) ücretsiz; üstelik toplum ve insanlık yararına paylaşım yapmak, yapılan paylaşımları beğenmek ve altına yorum yazmak sevap. Böyle bir sevaptan neden mahrum kalalım ki? Bir tık belki bin sevap!  Peygamberimiz ne demiş: "insanların en hayırlısı insanlara faydalı olanıdır". Bir paylaşıma konulan bir beğeni işaretinin önemi büyük; bu işaretle,  "arkadaşım, bu güzel bilgi için teşekkür ederim, böyle güzel bilgileri paylaşmaya devam et" diyerek onu iyilik ve güzellik yönünde teşvik ediyoruz. Vaaz gibi oldu ama neyse. Sözün özü, elimizi korkak alıştırmayalım, iyi, güzel, toplum ve insanlık için yararlı şeyleri paylaşalım, bu tip paylaşımları beğeni ve yorumlarımızla destekleyip teşvik edelim.