Onların ne tür baskılara, işkencelere, travmalara, tuzaklara, korkulara... maruz kaldığını biliyor musunuz?
Normal, hatta normalin çok altında hayat standartlarında yaşasalar bile kimse evini, yurdunu, vatanını terk etmek istemez. Çok azdır bu sıkıntıları yaşamadan memleketini terk eden, belki macera arayanlar, belki de daha yüksek hayat standardı arayanlar.
Edirne'de Afgan bir göçmen kameralara konuşuyor: "Dedemi, Ruslar öldürdü, babamı Amerikalılar öldürdü. Sonra El Kaide, IŞİD, Taliban öldürüyor. Ben yaşamak istiyorum, ben de insanım."
Bu genci kınamak ne kadar doğru. 50 yıldır savaşıyorlar, kimin ne için kiminle savaştığı belli değil. Amerika, Rusya, İngiltere, Fransa, Almanya ve diğerleri Afganistan'ı askeri antrenman sahası olarak kullanıyorlar; işi biten gidiyor, başkası geliyor.
Dikkat ettiyseniz Edirne'deki göçmenlerin neredeyse yarısı Afgan.
Yazılacak o kadar çok şey varki; ama ne kadar uzun yazarsam biliyorum ki o kadar az okunacak.
Kısacası, lütfen sıcak evlerinizde, güzel yemeklerinizi yiyip, sıcak çaylarınızı içerken göçmenleri kınamayın.
Allah onlara kolaylık versin.

Yorumlar
Yorum Gönder